İşletmeyi açtınız, her şey hazır geriye reklam işi kaldı sonrasında da para kazanacağız. Kazanabilmek için en önemli handikapı nasıl geçiyoruz?

İsim: Bizim hanım buldu, o meraklıdır bu işlere.

Logo: Ben çizdim oğlum da renklendirdi.

Fotoğraflar: Tatile giderken bi makine almıştım, süper…
Ürünlerin bazılarını bahçede onunla çektim. 
İmalathaneyi de cep telefonuyla çekmiştim zaten, 
Gerisini matbaada fotoşopla hallettiler.

Slogan ve Metin: Zarife yok mu, hani alt kattaki türkçe öğretmeni o yazdı bütün bunları.

Katalog tasarımı: Bizim kız üniversiteden arkadaşlarıyla tasarladı.
Filimcide baskıya hazırladı.

Baskı: Merdiven altında bi matbaa bulduk, acaip ucuz. 
Baskı da fene olmadı, bastırdık beş bin tane.
Gerçi biraderin çalıştığı kurumun matbaasıda vardı ama 
usta yıllık izindeymiş.

Dağıtım: Gelene veriyoruz. 
Apartman posta kutularına bırakıyoruz. 
Bizim berbere bıraktım biraz. 
Gazete büfesindeki çocuklarda sever beni arada bi gazetelerin arasına insört yapıyorlar.

Web Sayfası: Canım İnternette bi sürü şablon sayfa ve ücretsiz hosting var.
Hem bizim bilgisayarcının oğluda yapıyo bu işleri. 
Okul harçlığını çıkarıyor, kötümü.

Peki ya SONUÇ: Arasıra arayan oluyo tabi. 
Malum şu sıralar ekonomik kriz var,


İŞLER BİRAZ DURGUN.


Aslında işler durgun değil! Onların size ihtiyacı yok çünkü imajınızı doğru sergileyemiyorsunuz! Belki gerçekten çok iyi ürünler ürünler üretiyorsunuz, belkide çok iyi bir insansınız fakat bunu kim biliyor nasıl biliyor?

Marka, bir firmanın geleceğe yatırımıdır.